ANA MENÜLER
Anasayfa
Sevgili Babam
Son Yazdıkları
Mezar Taşı
Soyağacımız
HAKAN'ın Sayfası
Gülsen Öğretmenimiz
Şeker Kedi Limon
DENİZLERİMİZDE
Tavuklar Seyri
MaviSu
Akdeniz Foku
Site İçi Arama
Linkler
E-devlet
Ziyaretçi Defteri
Site Haritası
İletişim
Şeker Kedi Tarçın
diyabetikkedi
Önemli Bağlantılar
Çevrimiçi Sözlük



Ziyaretçi Sayacı


Warning: fopen(/home/tekcati/public_html/modules/Meteo/meteo_onbellek_001LTBAFTKDLTBAHJLTBA.txt) [function.fopen]: failed to open stream: Permission denied in /home/tekcati/public_html/modules/Meteo/metar.class.php on line 210

Warning: fopen(/home/tekcati/public_html/modules/Meteo/meteo_onbellek_001LTACFTKDLTACHJLTAC.txt) [function.fopen]: failed to open stream: Permission denied in /home/tekcati/public_html/modules/Meteo/metar.class.php on line 210

Warning: fopen(/home/tekcati/public_html/modules/Meteo/meteo_onbellek_001LTBJFTKDLTBJHJLTBJ.txt) [function.fopen]: failed to open stream: Permission denied in /home/tekcati/public_html/modules/Meteo/metar.class.php on line 210

Warning: fopen(/home/tekcati/public_html/modules/Meteo/meteo_onbellek_001LTBRFTKDLTBRHJLTBR.txt) [function.fopen]: failed to open stream: Permission denied in /home/tekcati/public_html/modules/Meteo/metar.class.php on line 210

Warning: fopen(/home/tekcati/public_html/modules/Meteo/meteo_onbellek_001LTANFTKDLTANHJLTAN.txt) [function.fopen]: failed to open stream: Permission denied in /home/tekcati/public_html/modules/Meteo/metar.class.php on line 210

Warning: fopen(/home/tekcati/public_html/modules/Meteo/meteo_onbellek_001LTAFFTKDLTAFHJLTAF.txt) [function.fopen]: failed to open stream: Permission denied in /home/tekcati/public_html/modules/Meteo/metar.class.php on line 210

Warning: fopen(/home/tekcati/public_html/modules/Meteo/meteo_onbellek_001LTAIFTKDLTAIHJLTAI.txt) [function.fopen]: failed to open stream: Permission denied in /home/tekcati/public_html/modules/Meteo/metar.class.php on line 210

Warning: fopen(/home/tekcati/public_html/modules/Meteo/meteo_onbellek_001LTCCFTKDLTCCHJLTCC.txt) [function.fopen]: failed to open stream: Permission denied in /home/tekcati/public_html/modules/Meteo/metar.class.php on line 210

Warning: fopen(/home/tekcati/public_html/modules/Meteo/meteo_onbellek_001LTBAFTKDLTBAHJLTBA.txt) [function.fopen]: failed to open stream: Permission denied in /home/tekcati/public_html/modules/Meteo/metar.class.php on line 210
 Ankara
 26°C
Ankara 26°C İstanbul 22°C İzmir 27°C Antalya 23°C 26°C 32°C 31°C 37°C

 

Şeker Kedi Limon
Kedilerde Diyabet
27 05 2006

 

ImageMerhaba, ben şeker kedi Limon. İzmir doğumlu, 9 yaşında bir aslan parçasıyım…  İzmirliyim ama şu an, iki ayaklı hizmetkarlarımla birlikte Ankara’da yaşıyorum. J

İzmir’de 1997 yılının Haziran ayında beni bulduklarında, en fazla 1 aylık olan minik bir bebektim, annemi kaybetmiştim ve ölmek üzereydim… Kemiklerim derimden fırlayacakmış gibi duruyordu, tüylerim bakımsızlıktan dökülmüştü… Beni o halde görünce kıyamadılar, kendime gelene kadar birkaç gün bakmak niyetiyle evlerine aldılar beni… O günden beri hala “birkaç günlüğüne”  bana bakıyorlar, kendimi toparlayacağım ya…!


 

 

ImageTabi bilmedikleri bir şey vardı: bir kedi eve alındığında asla ve asla o evden çıkmaz… JJJ E ben de çıkmadım haliyle, onlarla birlikte şehir şehir gezdim ama yine de o “evden” asla çıkmadım…! Hatta öyle ki onları hizmetkarlarım olarak gözetim altına aldım, güç bende artık…Image

 

Image8 yaşıma kadar gayet sağlıklı bir şekilde yaşadım… Ev tipi aslan parçası olarak, evde istediğim gibi terör estirdim… Ama ne yazık ki “GİNGİVİT” denen kötü bir hastalık musallat oldu bana… Yemek yerken ağzımda dayanılmaz ağrılar oluyordu ve bu yüzden kesinlikle bir şey yemiyordum… Tedavi için önce tüm azı dişlerimi çektiler, fayda etmedi… Antibiyotik tedavisine başladılar fayda etmedi… Son çare olarak cortizon tedavisine başladılar… Cortizon geçici olarak immune sistemi baskıladığı için, ağrı hissetmiyordum. Ancak gingivit atakları çok kısa sürede tekrarlamaya başladı, bu yüzden 1 sene boyunca yaklaşık 20-25 günlük periyotlarda cortizon iğnesi yapıldı… Evdeki en gözde hizmetkarım (zaten diğer iki ayaklı hizmetkarlarımı yok sayıyorum, yüzlerine bile bakmıyorum, arasıra garibanlar mutlu olsunlar diye iyi davranıyorum o kadar…) neyse ne diyordum, en gözde hizmetkarım o zamanlar bu kadar bilinçli değildi… Gittiğimiz veteriner hekim, cortizondan başka çare olmadığını, kedilerin cortizonun olumsuz etkilerini çok iyi tolere ettiğini söylemişti ama ben bu kadar uzun süre cortizon kullanınca, tolere edemedim ne yazık ki…

Image2006 yılının Ocak ayında kötüleştim… Önce ishal oldum, sonra iştahım kesildi… Hizmetkarlarım da bana ne olduğunu anlayamıyorlardı… 2 gün boyunca bana hiçbir şey yediremeyince, beni alıp veterinere götürdüler, serumla beslediler… Ama tedavim için hiçbir şey yapılmadı.. Hizmetkarım şimdi o günleri hatırlayınca, kendine çok kızıyor… Keşke veterinerimizi bunlar yaşanmadan önce değiştirseydik diyor.. Neyse lafı uzatmayalım; ikinci kez serum bağladıklarında, hizmetkarımın kucağındayken komaya girdimŞeker komasıymış.. Bana hemen insülin yaptılar ve kurtardılar…  

ImageHizmetkarım daha sonra birtakım araştırmalar yaptı, yurtdışındaki veteriner hekimlerle yazıştı ve şu bilgileri edindi.. Kedilere uzun süre cortizon verildiğinde, şeker hastalığına yakalanmaları olasılık dâhilindeymiş. Bazı kedilerde cortizon kullanımı kesildiğinde, belirli bir müddet sonra diabet hastalığı da ortadan kalkabiliyormuş… Kedilerde uygun insülin dozunu bulmak çok zor olduğundan, günlerce eziyet çektim… Artık kollarımda ve arka bacaklarımda kan alacak yer kalmadığı için, boynumdan kan almaya başlamışlardı… Çünkü bir türlü uygun dozu bulamıyorlardı, ya yüksek dozdan hipoglisemiye giriyordum, yani kan şekerim çok düşüyordu, ya da düşük doz verildiği için kan şekerim 400’lerden inmiyordu bir türlü…   

ImageDiyabetik Tarçın ağabeyimle, işte bu zor günlerimde tanıştım.. Neyse çok şükür kan şekerim artık düzene girdi, bugünlerde insülin dozumu kademeli olarak azaltıyorlar, çünkü iki defa yine hipoglisemiye girdim, bal yalatarak kendime getirdiler beni.. Benim esas derdim, bu gingivit hastalığı ama… Zaten diyabetik bir şeker oğlan olmamın sebebi, bu gingivit yüzünden yapılan cortizon iğneleri idi…  

Ben şimdi sözü hizmetkarıma bırakıyorum, o size gingivitli bir pisiye nasıl yemek yedirebileceğinizi, bu hastalık boyunca edindiği tecrübeleri aktaracak… Fazla yüz vermeyin kerataya şımarmasın…! Hadi kalın sağlıcakla… Limon 

Merhaba ben de Limon Efendi’nin gözde hizmetkarı, Köle Isaura’sıyım J 

Size öncelikle şunu söylemek istiyorum. Veteriner hekimlerin de iyisi var, kötüsü var, deneyimlisi, kendini yenileyeni var. Lütfen benim yaptığım gibi bir veteriner hekimde ısrarcı olmayın, güvenebileceğiniz birini bulana kadar araştırmaya devam edin… Kimseyi burada kötülemek gibi bir niyetim yok, ama hayvanlar söz konusu olduğunda, çok daha dikkatli olmalıyız, çünkü onların kendilerini ifade edebileceği bizim anladığımız dilde bir lisanı yok… Elbette eskiden gittiğimiz veteriner hekimimiz de kötü niyetli değildi ama, bu hastalığın tedavisi için neler yapılacağı konusunda yeterince araştırma yapamıyordu ya da yapmıyordu. Sonuçta herkes her şeyi bilemez ama bilgi edinmek konusunda çaba sarf edebilir de değil mi? 

ImageÖncelikle şunu söyleyeyim… Kediniz gingivit hastalığından muzdaripse, mutlaka ona yemek yedirmenin bir yolunu bulun, tıpkı benim yaptığım gibi… Ağız içini uyuşturan, ağrı hissini geçici olarak yok eden birtakım ilaçlar var, onları kullanabilirsiniz… Örneğin “Tantum Verde” ağız spreyi… Bir çeşit ağız antiseptiği ama uyuşturucu etkisi de olduğu için, ağrı hissini azaltıyor. Bu spreyi kedinizin ağzına püskürttükten sonra yemek yedirebilirsiniz. Katı gıdalar kullanmayın. Her ne kadar kuru mamalar ağız içinde hiçbir kalıntı bırakmadığından gingivit hastası kediler için daha uygun olsa da, daha fazla canlarının yanmasına sebep oluyor. Konserve mama konusunda da sıkıntınız varsa, kuru mamaları birkaç saat sıcak suda bekleterek yumuşamasını sağlayabilir ve daha sonra kaşıkla ezerek, çorba haline getirebilirsiniz. Eğer kediniz, benimki gibi çektiği ağrılar yüzünden yemek yemekten korkar hale gelmişse, mamayı önce yavaş yavaş parmağınızdan yalatarak onu ikna edebilirsiniz. 

Yemek yedirmek için kullanabileceğiniz bir başka ilaç ise, “Dentinox Jel” veya “Calgel”. Bu iki ilacın etken maddesi de aynı. İnsanlarda dişeti ağrıları için kullanılıyor. Kediniz eğer uysal ve uyumlu bir pisicikse, bu ilaçları uygularken hiç zorlanmayacaksınız, yok eğer benim ki gibi minyon yapılı bir kaplansa (bu yüzden ev tipi aslan parçası diyoruz kendilerine…J ), birazcık uğraşmanız gerekecek…

Önce kedinizi kucağınıza alıp, dizlerinizin üzerine oturtun. Bir elinizle ensesinden sıkıca tutun, dirseğinizle de hafifçe sırtına bastırın ki, kaçamasın kerata; diğer elinizle pisinin ağzının kenarından içeriye doğru ilacı sürün. Zaten ensesinden gergince tuttuğunuz için, ağzı hafif açık kalacaktır, ilacı uygulamanız zor olmaz. Ancak eğer Limon’unki kadar şiddetli ve inatçı bir gingivitse, ilacı sürdüğünüz anda çok canı yanacaktır, hazırlıklı ve soğukkanlı olun; kaçmasına izin vermeyin, onunla yumuşak bir ses tonuyla konuşarak sakinleşmesini sağlayın. Aksi takdirde bilinçli olarak canını yakmak istediğinizi zannedip, size olan güveni sarsılacaktır. Hele hele kaçmasına izin verirseniz, saklandığı yerden çıkarmanız çok zor olabilir, bu sürede ilacın etkisi de kaybolur. Ama asla kedinizi çok fazla zorlamayın. Bu sınırı siz kendiniz de bilirsiniz zaten… Bazen kaçmasına da izin vermek gerekiyor çünkü. 

Yemek yedirmek için kullanabileceğiniz bir diğer ilaç ise, “Cylocaine Pump Spray %10”. Bu ilaç da insanlar için kullanılan, ağız içini ve hatta boğazı uyuşturan bir ilaç. Yalnız bunu uygularken çok dikkatli olmanızı tavsiye ederim çünkü çok etkili bir ilaç, çok fazla püskürtürseniz dili de uyuşacağı için, yemek yedirmeniz de zorlaşır.  Bahsettiğim bu ilaçlar, ne yazık ki gingiviti tedavi eden ilaçlar değil, sadece ağrı hissini geçici olarak azaltan ilaçlar.

Gingivit’in birçok sebebi olabilir, önce sebebini bulmak gerekir. Ya da bazen tümüyle bağışıklık sisteminin zayıflığı da buna sebep olabilir. Limon gibi yeterince anne sütü alamamış pisilerde, bağışıklık sistemi çok güçlü olamıyor sanırım. Bu durumda veterinerinize danışarak, uygun vitaminlerle destekleyebilirsiniz pisinizi… 

Şimdi gelelim Limon’u geçici olarak tedavi eden ilaçlara… Limon’un gingiviti çok şiddetli olduğu için, bu ilaçlar uzun süre fayda etmedi ne yazık ki.. Şimdi gittiğimiz veteriner hekimimize göre, bunun sebebi vücudunun bu ilaçlara ve kullanım dozlarına alışması… Umarım sizin kedinizde böyle olmaz… Kenacort – A” isminde bir ilaç var. Bu cortizon yani steroid içeren bir ilaç. Ancak merhem şeklinde olduğu ve ağız içine sürüldüğü için, ilacın etken maddesi olan steroid dolaşıma çok az karışıyor ve cortizonun olumsuz etkilerini en aza indiriyor. Zaten daha sonra yaptığım araştırmalarda edindiğim bilgilere göre, cortizon iğne olarak uygulanırsa çok etkili olurmuş ancak olumsuz etkileri de daha fazla ortaya çıkarmış. Veteriner hekimimiz bu ilacı, sabah akşam uygulamamızı tavsiye etmişti. Yemek yedirmeden önce yukarıda bahsettiğim şekilde uygularsanız eğer, ağız içini uyuşturan ilaçları kullanmanıza gerek kalmadan yedirebilirsiniz. Ama dikkat edin, çünkü yoğun kıvamlı bir merhem olduğu ve ağız içinde hemen katılaştığı için ilk etapta kedinizin canının yanmasına neden olabilir.  

Kenacort da fayda etmemeye başlayınca, sevgili veteriner hekimimiz Nil Maral’ın bize önerdiği bir diğer ilaç ise, aloe vera özü oldu. Bu tümüyle bitkisel bir ilaç olduğu için, kedinize hiçbir zararı olmaz. Bizim kullandığımız, sprey şeklinde ve tümüyle hayvanlar için üretilmiş bir ilaç… Bu da inanılmaz bir şekilde Limon’a iyi geldi ve tam 1 ay boyunca rahat etmemizi sağladı. Veterinerimize göre, kan şekerinin düzene girmesinde ve insülin dozunu azaltmamızda da etkili olan bu özdü. Limon ve ben, Nil Hanım’a bir kere daha teşekkür ediyoruz. Araştıran, yardımcı olmaya çalışan iyi bir hekim çünkü… 

Imageİşte bizim serüvenimiz de bu kadar. Bu hastalığı yenmeye çalışırken, güzel insanlarla tanışma fırsatımız oldu ve bizlere çok yardımcı oldular. Fatoş Hanım’la da bu vesileyle tanıştık, ona ne kadar teşekkür etsek, yine de az geliyor. Yine araştırmalarım sayesinde tanıştığım ve ta Amerika’dan bize ilaç gönderen Sevgili Dostumuza da yürekten teşekkür ediyorum.  Bu dünyada böyle güzel insanların da soluk alıp verdiğini bilmek, umut veriyor bana; inşallah birgün bu hastalığı yeneceğiz ve şeker oğlum Limon da eski sağlığına kavuşarak, özlediğimiz haliyle ev halkına terör estirmeye başlayacak (bu halini özleyebileceğimizi hiç düşünmezdik… J Size ve kıymetli pisinize bir faydamız olabildiyse eğer, ne mutlu bize. 

Sevgilerimle, Köle Isaura, nam-ı diğer Sevilay Arslan Innocent

 

 BU SAYFAYI BİR ARKADAŞINIZA ÖNERMEK İÇİN, TIKLAYINIZ!

 

 

                    ZİYARETÇİ DEFTERİMİZE GÖRÜŞLERİNİZİ YAZMAK İÇİN TIKLAYINIZ!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Hakan Akınoğlu Tarih: Pzt 03 Tem 2006 12:28:45 EEST              
Limon Bey, 
Bakışlarınız Kötü Kedi Şerafettin'e benziyor. Şirinlikte kedilerimizle yarışa giremezsiniz ama yine de çok tatlısınız. :eek

 

Son Güncelleme ( 21 07 2007 )
 

 

Eklenen Sayfalar
Bizi Önerin
Adınız:

* e-posta adresiniz: 

* Arkadaşınızın e-posta adresi: 

Mesajınızı yazabilirsiniz: 

Kedilerimin Potreleri
Tarih/Saat
Kayıt Formu





Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun
Sitede Kimler Var?
Şuan 9 konuk çevrimiçi

 


© 2010tekcatimiz.info